Yayınlarımız

Anlaşmalı boşanma davasını simgeleyen tokmak, yüzükler ve protokol belgesi içeren tematik hukuk görseli
Perşembe, 09 Nisan 2026 / Published in Aile Hukuku, Boşanma
Anlaşmalı boşanma davası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesinde düzenlenen ve gerekli şartların sağlanması halinde çoğu durumda tek celsede sonuçlandırılabilen bir boşanma yoludur. Bu yargılama türünde mahkeme, taraf iradelerinin serbestliğini ve kurulan mutabakatın hukuken korunabilirliğini denetleyerek, protokol hükümlerini doğrudan hükmün içeriğine dönüştürür. Anlaşmalı boşanma davası, uygulamada sıklıkla taraf iradelerinin örtüşmesine dayanan pratik ve hızlı
Boşanmada mal kaçırma, muvazaa ve tasarrufun iptali sürecini gösteren hukuki görsel
Perşembe, 02 Nisan 2026 / Published in Aile Hukuku, Boşanma
Boşanmada mal kaçırma, evlilik birliğinin sona erme sürecinde taraflar arasındaki malvarlığı dengesini doğrudan etkileyen başlıca uyuşmazlık alanlarından biridir. Özellikle eşlerden birinin taşınmazını, şirket payını, aracını, banka mevcudunu veya diğer malvarlığı değerlerini üçüncü kişilere devretmesi yahut görünüşte hukuka uygun işlemlerle tasfiye hesabı dışında bırakmaya yönelmesi, diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan haklarının kapsamını doğrudan etkileyebilmektedir. Bu sebeple
çekişmeli boşanma davası süreci, velayet ve nafaka konularını simgeleyen hukuki görsel
Cuma, 27 Mart 2026 / Published in Aile Hukuku, Boşanma, Genel
Çekişmeli boşanma davası, evlilik birliğinin sona erdirilmesine ilişkin iradelerin ortaklaşmadığı, tarafların hem boşanma sebepleri hem de boşanmanın fer’î sonuçları bakımından uyuşmazlık içerisinde bulunduğu bir yargısal süreçtir. Bu dava türünde mahkeme, yalnızca evlilik birliğinin devamının taraflardan beklenip beklenemeyeceğini değerlendirmekle yetinmemekte; aynı zamanda kusur olgusu, ispat rejimi, nafaka talepleri, maddi ve manevi tazminat istemleri, velayet düzenlemesi ve
Boşanmada Mal Paylaşımı ve Mal Rejiminin Tasfiyesi
Perşembe, 26 Mart 2026 / Published in Aile Hukuku, Boşanma
Ünal Hukuk Bürosu | Aile Hukuku Boşanmada mal paylaşımı, uygulamada en fazla uyuşmazlık doğuran aile hukuku başlıklarının başında gelmektedir. Kamuoyunda çoğu zaman “ev, araba ve birikimler yarı yarıya bölünür” biçiminde özetlenen bu mesele, gerçekte çok daha teknik bir hukuki inceleme gerektirir. Uygulanacak mal rejiminin tespiti, malvarlığı değerinin hangi tarihte ve hangi kaynakla edinildiği, kişisel mal
İşçilik alacaklarında zamanaşımı ve faiz rejimini temsil eden hukuk görseli
Perşembe, 19 Mart 2026 / Published in İş Hukuku
İş sözleşmesinden doğan işçilik alacakları, uygulamada en sık uyuşmazlığa konu olan hak kalemlerini oluşturmakta olup, bu alacakların talep edilebilirliği yalnızca maddi haklılığa değil, aynı zamanda işçilik alacaklarında zamanaşımı ve faiz uygulamaları bakımından doğru hukuki değerlendirme yapılmasına bağlıdır. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda yer alan
ücretin ödenmemesi nedeniyle işçinin haklı fesih hakkı iş hukuku kavramsal görseli
Perşembe, 12 Mart 2026 / Published in Genel, İş Hukuku
Ücretin ödenmemesi nedeniyle işçinin haklı fesih hakkı, iş hukukunda en sık karşılaşılan uyuşmazlık konularından biridir. İşverenin ücret ödeme borcunu hiç, geç veya eksik yerine getirmesi halinde işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında haklı nedenle sona erdirip erdiremeyeceği, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Bu bağlamda ücretin ödenmemesi, haklı fesih kapsamında değerlendirilebilecek en
Cumartesi, 07 Mart 2026 / Published in Genel, İş Hukuku, Sosyal Güvenlik Hukuku
İşçinin Haklı Nedenle Fesih Hakkı (İş Kanunu m.24) İşçi, bazı durumlarda iş sözleşmesini bildirim süresi beklemeden derhal sona erdirme hakkına sahiptir. İş hukukunda bu durum haklı nedenle fesih olarak adlandırılır ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenir. Haklı fesih, iş ilişkisinin devamının işçi açısından dürüstlük kuralları gereği artık beklenemeyecek hale gelmesi durumunda ortaya çıkar.
Perşembe, 15 Ocak 2026 / Published in İdare Hukuku, Ticaret Hukuku, Vergi Hukuku
Amme alacaklarından sorumluluk, şirket ortakları ve kanuni temsilciler açısından, ticaret hukukundaki sınırlı sorumluluk ilkesinin dışına çıkan istisnai bir kamu hukuku rejimini ifade eder. Vergi, resim, harç, idari para cezası, sosyal güvenlik primi ve benzeri kamu alacaklarında kural, borcun şirket tüzel kişiliğine ait olmasıdır. Ancak belirli şartlar gerçekleştiğinde idare, bu alacaklar için şirket ortağına veya kanuni
TOP